SAVAÞ CEPHELERÝNÝN DURUMU |
|
Efendiler, Meclis'in açýldýðý ilk günlerde, çeþitli cep helerin ne durumda olduklarýný da hep birlikte birdefa daha hatýrlayalým : l. Ýzmir Yunan Cephesi : Yunan ordusu iþgal alanýný geniþletirken, Ayvalýk'a da asker çýkardý.Ali Bey, bu Yunan kuvvetine karþý 28 Mayýs 1919'da savaþa giriþ ti. Butarihe kadar, Yunan birlikleri hiç bir yerde ateþle karþýlýk görmemiþti.Aksine, bazý þehir ve kasabalar halký korkutulmuþ, Ýstanbul 1-IÜkûmeti'nin emirlerine uyarak idare âmirleri baþta olmak üzere, Yunan birliklerini özel hey'etlerle karþýlamýþlardý. Ali Bey'in Ayvalýk bölgesinde muharbe cephesi kurmasý üzerine, yavaþ yavaþ Soma'da, Akhisar'da, Salihl:'de millî cepheler oluþmaya baþlamýþtý. 1919 yýlýnýn 5 Haziranýndan baþlayarak, Albay Kâzým Bey (Meclis Baþkaný Kâzým Paþa hazret1eri), Balýkesir'deki 61' inci Tümer'in komutasýný, vekâleten üzerine almýþtý. Daha sonra Ayvalýk, Soma,Akhisar kesimlerini içine alan Kuzey Cephesi Komutanlýðý'ný yaptý. FuatPaþa 'nýn Batý Cephesi Komutanlýðý'na tayin edilmesinden sonra, Kâzým Bey 'e, Kuzey Kolordusu Komutanlýðý makam ve yetkisi verildi.Aydýn dolaylarýnda, Ýzmir'in iþgalinden sonra, asker ve halktan bazý vatanseverler, Yunanlýlara karþý savunma, halký cesaretlendirme ve silâhlýmillî teþkilât kurma gayretleriyle çalýþýyorlardý. Bu arada Ýzmir'den adve kýyafet deðiþtirerek o bölgeye gitmiþ olan Ce1â1 Bey ( Ýzmir Milletvekili Ce1â1 Bey'dir)'in gayret ve fedakârlýðý anýlmaya deðer. 15/16Haziran 1919 gecesi, A1i Bey 'in Ayvalýk'tan gönderdiði kuvvetler, Bergama'daki Yunan iþgal kuvvetlerini bir baskýnla periþan etmiþlerdi. Bubaskýna, kýsmen, Balýkesir ve Bandýrma'dan gönderilen kuvvetler de katýlmýþtý. Bu olay üzerine, Yunanlýlar, daðýnýk ve zayýf müfrezelerini geriçekip toplamak gereðini duydular. Bu arada Nazilli'yi de boþalttýlar. Busebeple, Aydýn'da hazýrlýkta bulunurken, çevreden toplanan halk kuvvetleri bunlarý sýkýþtýrmaya baþladý. Yunanlýlarla halk arasýnda þiddetli birçarpýþma oldu. Sonunda, Yunanlýlar, Aydýn'ý da boþaltýp çekildiler. Böylece, 1919 yýlýnýn Haziran nyý ortalarýnda Aydýn cephesi de kuruldu. Bu bölgede bulunan 57' nci Tümen'in Komutaný Albay M e h m e tÞefik Bey ve Tümen Topçu Komutaný Binbaþý Hakký Bey'di. Alaykomutanlarýndan Binbaþý Haci Þükrü Bey, millî kuvvetlerin baþýndaYürük Ali Efe ve Demirci Mehmet Efe vardý. Sonunda Demirci Mhmet Efe, duruma hâkim olarak Aydýn Cephesi Komutanlýðý'nýkendi üzerine aldý. Daha önce dolayýsýyla arz etmiþtim ki, sonradan orayagönderdiðim Albay Refet Bey (Refet Paþa) bile Demirci Mehmet Efe'nin komutanlýðýný kabul etmiþtir. Efendiler, Ýzmir'in çeþirli cephelerinde kurulan ve yavaþ yavaþ subaylar ve askerî birliklerle desteklenmeye çalýþýlan millî cephelerin beslenmeleri, daha çok, doðrudan doðruya o bölgeler halký tarafýndan saðlanýyordu. Bunun için de geri bölgelerde millî teþkilât kurulmuþtu. Bu görevin, halktan hükûmete geçiþi, Büyük Millet Meclisi Hükûmetý nin kuruluþundan sonra saðlanabilmiþtir. 2. Güneyde Fransýz Cephesi: b) Maraþ'ta, Antep'te, Urfa'da önemli muharebe ve çarpýþmalaroldu. Sonunda iþgal kuvvetleri buradan çekilmeye mecbur edildiler. Bubaþarýlarýn kazanýlmasýnda büyük rolleri olan Kýlýç A1i ve Ali SaipBey'lerin adlarýný anmayý bir görev sayarým. Fransýz iþgal bölgelerinde ve cephelerinde millî kuvvetler, her gündaha esaslý bir þekilde teþkilâtlanýyorlardý. Millî kuvvetler, ordu birlikleri ile desteklenmeye baþlanmýþtý. Ýþgal kuvvetleri, her tarafta sýký veþiddetli bir þekilde zorlanýyordu. Efendiler, bu durum üzerine Fransýzlar, 1920 Mayýsýndan baþlayarak bizimle temas ve görüþme imkânlarý aradýlar. Önce Ankara'ya Ýstanbul'dan bir binbaþý ile bir sivil geldi. Bu þahýslar, Ýstanbul'dan önce Beyrut'a gitmiþler. Eski Van Milletvekili Haydar Bey bunlara aracýlýk ediyordu. Bu buluþma ve görüþmelerimizden elle tutulur bir sonuç çýkmadý.Fakat, Mayýs sonlarýna doðru Suriye Fevkalade Komiseri adýna hareketeden Mösyö Duquest adýnda bir zatýn baþkanlýðýnda bir Fransýz Hey eti Ankara'ya geldi. Bu hey'etle yirmi günlük bir ateþkes anlaþmasý yaptýk. Bu geçici anlaþma ile, biz, Adana bölgesinin boþaltýlmasýna bir baþlangýç hazýrlama hedefini güdüyorduk. Efendiler, bu Fransýz hey'etiyle yaptýðým yirmi günlük ateþkes anlaþmasý, Büyük Millet Meclisi'nde bazýlarýnýn itirazlarýna uðradý. Oysa,benim bu anlaþmayý kabul etmekle saðlamak istediðim yararlar þunlardý : Önce, Adana bölge ve cephelerinde bulunan ve kýsmen askerle detakviye edilen millî kuvvetleri, sükûnetle yeniden düzenlemek istiyordum. Millî kuvvetlerin bu çarpýþma aralýðýnda daðýlabileceklerini de dikkate alarak, ateþkes tebliði yanýnda bazý tedbirlerin alýnmasýný da emrettim. Bundan baþka, Efendiler, önemli saydýðým siyasî bir yararlanmayýda hesaba katýyordum. Büyük Millet Meclisi ve Hükûmeti, daha ÝtilâfDevletleri'nce elbette ki tanýnmamýþtý. Aksine, memleket ve milletin kaderiyle ilgili konularda, Ýstanbul'da Ferit Paþa Hükûmeti ile iliþki ve iþlemlerde bulunmakta idiler. Bu bakýmdan, Fransýzlarýn Ýstanbul Hükûmeti'ni bir tarafa býralcýp Ankara'da bizimle 5örüþmeleri ve herhangi birkonuda uyuþmalarý, ogün için saðlanmasý yararlý önemli siyasî bir nokta idi. Bu ateþkes görüþmesinde, millî sýnýrlarýmýz içinde olup da Fransýzlar tarafýndan iþgal altýna alýnmýþ bulunan bölgelerin tamamý ile boþaltýlmasýný açýk ve kesin bir dille istedim. Fransýz delegeleri, bu konýýda yetkialmak üzere Paris'e gitmek mecburiyetini ileri sürdüler. Yirmi günlükateþkes anlaþmasý, bir bakýma daha esaslý bir anla$ma yapmak için yetkialmaya zaman býrakmak gibi kabul edildi. Efendiler, bu görüþme ve konuþmalarýmýzdan bende uyanan izlenim, Fransýzlarýn Adana ve dolaylarýnýboþaltacaklarý merkezinde idi. Bu düþünce ve inancýmý, Meclis'e ifade etmiþtim. Gerçi Fransýzlar, ateþkes süresi sona ermeden Zonguldak'ý iþgaletmek suretiyle anlaþmanýn yalnýz Adana bölgesine ait olduðunu göstermek istemiþlerse de, biz, bu hareketin ateþkesi hükümsüz býraktýðý sonucuna vardýk. Fransýzlarla anlaþmamýz bir süre gecikti. |