LONDRA KONFERANSINDAN DÖNEN DIÞÝÞLERÝ BAKANI BEKÝR SAMÝ BEY'ÝN ÝMZALADIÐI SÖZLEÞMELER |
| Saygýdeðer Efendiler, Ýkinci Ýnönü zaferinden sonra
Londra'ya gitmiþ olan delegeler hey'etimiz geri döndü. Konferansýn
olumlu bir sonuca varmamýþ olduðunu biliyorsunuz. Fakat delegeler
hey'eti Baþkaný ve Dýþiþleri Bakaný Bekir Sami Bey , kendiliðinden
Ýngiltere, Fransa ve Ýtalya diplomatlarýyla temas ve görüþmelerde
bulunarak, herbiriyle ayrý ayrý birtakým sözleþmeler imzalamýþ bulunuyordu.
Bekir Sami Bey'in Ýngiltere ile imzaladýðý bir sözleþme gereðince,
elimizde bulunan bütün Ýngiliz esirlerini geri verecektik. Buna karþýlýk,
Ýngilizler de bize, kendi ellerinde bulunan esirlerimizi iade edeceklerdi.
Yalnýz, Türk esirleri arasýnda Ermenilere ve Ýngiliz esirlerine zulüm
veya kötülük yapmýþ olduðu iddia edilenler serbest býrakýlmayacaktý.
Hükûmetimiz, elbette böyle bir sözleþmeyi kabul edip onaylayamazdý. Çünkü böyle bir sözleþmeyi onaylamak demek, Türk uyruklu olanlarýn, Türkiye içindeki hareketleri üzerinde, yabancý bir hükûmetin bir çeþit yargý hakkýný onaylamak olurdu. Bu sözleþmeyi kabul etmemekle birlikte, Ýngilizler bazý Türk esirlerini serbest býraktýklarýndan, biz de karþýlýk olarak elimizde bulunan Ýngiliz esirlerinden bir kýsmýný serbest býraktýk. Daha sonra, 23 Ekim 1921 tarihinde, Kýzýlay Ýkinci Baþkaný Hamit Bey'le Ýstanbul'daki Ýngiliz komiseri arasýnda yapýlan anlaþma üzerine, Malta'da bulunan bütün Türk tutuklularý ile elimýzde bulunan bütün Ýngiliz tutuklularýnýnkarþýlýklý olarak serbest býrakýlmasý kararlaþtýrýlmýþ ve bu karar uygulanmýþtýr. Efendiler, Bekir Sami Bey , resmî görüþmeler ve konuþmalar dýþýnda, sýrf þahsî olarak da Lloyd George ile bir görüþme yapmýþ... Aralarýnda söylenen sözler steno ile yazýlmýþ... Bu zabýt imza daedilmiþ... Fakat, ben Bekir Sami Bey'in elinde bulunan nüshahakkýnda bana bilgi verildiðini hatýrlamýyorum. Son zamanlarda Dýþiþleri Bakanlýðý vasýtasýyla Bekir Sami Bey'den bu nüshayý istettimise de, Bakanlýða gönderdiði bir mektupta, o zaman bu nüsha tercümelerinin bana gösterildiðini, gcrek aslýnýn gerek tercümelerinin, DýþiþleriBakanlýðý'ndan ayrýlýrken ilgili dosyada býrakýldýðýný bildirmiþtir. Dosyalarda bu belge bulunamamýþtýr. Dýþiþleri Bakanlýðý'nda da hiç kimseninbu belge metni hakkýnda bilgisi yoktur. Ben de, arz ettiðim gibi, hiçbirvakit haberdar edildiðimi hatýrlamýyorum. Efendiler, Bekir Sami Bey ile Fransýz Baþbakaný Mösyö Briand arasýnda da,11 Mart 1921 tarihli bir sözleþme imza edilmiþtir. Bu sözleþmeye göre, Fransa ile Millî Hükûmet arasýndaki düþmanlýða son verilecek. Fransýzlar, silâhlý çetelere, biz de mücahitlerimize silâhlarýný býraktýracaðýz. . . Zabýta kuvvetlerimize Fransýz subaylarý alýnacak. . . Fransýzlar tarafýndan kurulacak zabýta kuvvetleri olduðu gibi kalacak. .. Fransa'nýn boþaltacaðý yerlerle, Elâzýð, Diyarbakýr ve Sývas illerinin ekonomik geliþmesi için yapýlacak teþebbüslerde üstünlük hakký ve Ergani madenlerini iþletme imtiyazý da Fransýzlara verilecek. . . v.b. Hükûmetimizce, bu sözleþmenin de kabul edilmemesinin sebeplerini sýralamaya gerek yoktur sanýrým. Bekir Sami Bey , Ýtalya Dýþiþleri Bakaný bulunan KontSforza ile de 12 Mart 1921'de bir sözleþme imzalamýþ. . . Bu sözleþmegereðince, Ýtalya'nýn konferans sýrasýnda, Ýzmir ve Trakya'nýn bize verilmesi konusýýndaki isteklerimizi desteklemesine karþýlýk, biz de ÝtalyanDevleti'ne Antalya, Burdur, Muðla, Isparta sancaklarýyla Afyonkarahisar,Kütahya, Aydýn ve Konya sancaklarýný sonradan tayin edilecek kýsýmlarýnda ekonomik teþebbüsler için üstünlük hakký tanýyacaktýk. Bundan baþka, bu bölgelerde, Türk hükûmeti veya Türk sermayesi tarafýndan yapýlamayacak olan ekonomik iþlerin Ýtalyan sermayesine verilmesi ve Ereðlimadenlerinin bir Ýtalyan - Türk þirketine devri kabul edilmekte idi. Elbette bu sözleþme de, hükûmetimizce redden baþka bir iþlem göremezdi. Efendiler, Ýtzlâf Devletleri'nin, Londra'ya barýþ yapmâk için gönderdiðimiz Delegeler Hey'etimiz Baþkaný Bekir Sami Bey'e imzaettirdikleri sözleþmelerdeki maddelerin, Sevres projesinden sonra aralarýnda imýaladýklarý Üçlü Anlaþma (Accord tripartite) adý verilen ve Anadolu'yu nüfuz bölgelerine ayýran bir anlaþmayý millî hükûmetimize baþka adlar altýnda kabul ettirme maksadýna dayandýðý açýktýr. Ýtilâf Devletleri'nin politikacýlarý, bu maksatlarýný, Bekir Sami Bey'e kabulettirmeyi de baþarmýþlardýr. Bekir Sami Bey'i, Londra'da konferansgörüþmelerinden çok, teker teker yapýlan konuþmalarla oyalamaya çalýþtýklarý anlaþýlýyor. Millî Hükûmet'in baðlý bulunduðu prensiplerle buprensiplere baðlý bir Dýþiþleri Bakaný'nýn tuttuðu yol arasýndaki uyuþmazlýðý açýklamak maalesef mümkün deðildir. Bekir Sami Bey, bu anlaþmalarla Ankara'ya döndüðü zaman, tutumunun fevkalâde dikkatimi çekmiþ ve hayretimi uyandýrmýþ olduðunu itiraf etmeliyim. Bekir Sami Bey, imzalamýþ olduðu sözleþmelerdeki þartlarýn, memleketin yüksek menfaatlerine uygun olduðu kanaatýný belirtiyor; bu kanaatýný Meclis'te bile savunup ispat edebileceðini iddia ediyordu. Kanaatýnda isabet, iddiasýnda mantýk olmadýðýna þüphe yoktu. Görüþlerinin Meclis'te benimsenemeyeceði bir yana, DýþiþleriBakanlýðý'ndan düþürüleceði de muhakkaktý. Fakat Meclis'i, sivasî meselelerin görüþme ve tartýþmalarýna boðmayý ogünlerin þartlarýna uygun görmediðimden, Bekir Sami Bey'e görüþlerindeki isabetsizliði bizzat açýklayarak Dýþiþleri Bakanlýðý'ndan çekilmesini teklif ettim. Bekir Sami Bey bu teklifimi kabul ederek istifasýný verdi. Ancak, Bekir Sami Bey, Delegeler Hey'eti Baþkanlýðý göreviyle, Avrupa'daki gezisi sýrasýnda yaptýðý çeþitli temaslarýn kendisindebýraktýðý intibalara dayanarak, Ýtilâf Devletleri'yle kendi prensiplerimizeuygun olarak anlaþma imkâný bulunduðu görüþünde direniyordu. Kendisinin bu anlaþmalarý gerçekleþtirme yolunda yardýmcý olabileceðini ilerisürüyordu. Bunun üzerine kendisine þu özel mektubu yazdým : 19.5.1911 Amasya Milletvekili Bekir Sami Beyefendi'ye Bekir Sami Bey, bundan sonra tekrar Avrupa'ya gitti. Bu gidiþinin de bir yararý olmadý. Yalnýz, Ankara'da Mösyö FranklinBouillon ile yapýlan görüþmelerin Bekir Sami Bey'in Paris'teki bazý teþebbüsleri yüzünden güçlüðe uðradýðýnýn anlaþýlmasý üzerine, hükûmetçe, Bekir Sami Bey'in resmî bir görevi olmadýðuýýn, duyurulmasý zarurî görülmüþtür. Bekir Sami Bey, ikinci defa Avrupa'da bulunduðu sýrada,bana bazý hususlarý bildirdiði gibi, dönüþünde de bir rapor vermiþti. Gerek bildirmiþ olduðu hususlarda gerek raporunda yer alan bazý düþünceler, ne yazýk ki, Bekir Sami Bey'in, Türk milletinin gerçekleþtirmeye çalýþtýðýmýz amaç ve ülküsünü tam olarak kavramýþ ve o çerçeveiçinde hareket etmekte olduðundan þüphe ettirmeyecek ve tereddüde düþürmeyecek nitelikte deðildi. Bekir Sami Bey, Avrupa temaslarýnýn, üzerinde býraktýðý etkive intibalara göre görüþ ileri sürüyordu. 12 Aðustos 192l tarihli bir þifreli telgrafýnda, bizim politikamýzý eleþtirdikten sonra diyordu ki : "Daha fýrsat elde iken, akýllýca bir siyaset takip etmek, memleketi sürüklendiði büyük çýkmazdan kurtarabilir. Olaylar bir bütün olarak incelenerek memleketi selâmete çýkaracak bir tutumu benimsemek þarttýr. Aksi takdirde, tarih ve millet karþýsýnda hiçbirimiz sorumluluktan kurtulamayýz. Milletin mutluluðu ve Müslümanlýðýn selâmeti adýna isabetli bir tutumun benimsenmesini ve bir an önce bildirilmesini rica ederim. " |