YETERÝNCE HAZIRLANMIÞ OLMASI GEREKEN ÜÇ VASITA, ÝÇ VE DIÞ CEPHELERÝMÝZ |
| Þimdi Efendiler, düþmana taarruz için verilmiþ olan
kesin kararýmýzý uygulamaya baþlamadan önce, hazýrlamak ve tamamlamak
zorunda bulunduðumuz savaþ vasýtalarýnýn ne olduðunu arz edeyim :
Tam üç vasýtanýn hazýrlýðýnýn yeterli olduðunu görmek gereðini duyuyorum.
Birincisi, en önemlisi ve asýl olaný doðrudan doðruya milletin kendisidir.
Milletin varlýðý ve istiklâli için gönlünde, vicdanýnda belirmiþ,
geliþmiþ olan istek ve emelleriýý saðlamlýðýdýr. Millet, içindeki
bu isteði ne kadar güçlü bir þekilde ortaya koyarsa, bu istek ve emelinin
gerçekleþmesi için ne kadar çok azim ve iman gösterirse, düþmanlara
kar þý baþarý saðlamak için o kadar güçlü bir vasýtaya sahip olduðumuza
ina nýrým. Ýkinci vasýta, milleti temsil eden Meclis'in millî isteði
ortaya koy makta ve bunun gereklerini inanarak uygulamakta göstereceði
kararlýlýk ve yiðitliktir. Meclis, millî isteði ne kadar büyük bir
dayanýþma ve birlik içinde aksettirebilirse, düþmana karþý o kadar
güçlü bir üstünlük vasýta sýna sahip oluruz :
Üçüncü vasýta, milletin silâhlý evlâtlarýndan ibaret olup düþman kar þýsýnda toplanmýþ bulunan ordumuzdur. Efendiler, dedim, bu üç vasýta veya gücün düþmana karþý oluþtur duðu cepheler iki þekilde düþünülebilir. Kolay anlaþýlmasý için þöyle di yeyim : Ýç ve görünürdeki cephe. . . Asýl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiði bir cephedir. Görünürdeki cephe, doðrudan doðruya ordunun düþman karþýsýndaki silâhlý cephe sidir. Bu cephe sarsýlabilir, deðiþebilir, yenilebilir. Fakat bu durum hiç bir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memle keti temelinden yýkan, milleti esir ettiren iç cephenin çöküþüdür. Bu ger çeði bizden çok daha iyi bilen düþmanlar, bu cephemizi yýkmak için yüz yýllarca çalýþmýþlar ve çalýþmaktadýrlar. Bugüne kadar baþarý da saðla mýþlardýr. Gerçekten, kaleyi içinden almakp dýþýndan zorlamaktan çok kolaydýr. Bu maksadý gerçekleþtirmek için içimize kadar sokulahilen boz guncu mikroplarýn ve ajanlarýn varlýðýný iddia etmek yerindedir. Meclis'in zihniyeti, çalýþmalarý ve dunýmu düþmana ümit verici ol madýkça iç ve dýþ cephelerimizin yerinden oynamasýna imkân ve ihtimal yoktur. Meclis'te bir veya birkaç üyenin karamsarlýk telkin eden sözlerin den bile aleyhimizde yararlanma çareleri aranmakta olduðuna þüphe edil ýnemelidir. Dýþiþleri Bakanlýðý'nýn dosyalarý bununla ilgili belgelerle dolu dur. Kesinlikle arz ederim ki, istemeyerek de olsa, düþmanlara ümit ve recek en ýýfak belirtilerden kaçýnýlmadýkça, millî dâvânýn sonuçlanmasý gecikir. Efendiler, bu sözlerden sonra, cephede bulunacaðým sýralarda, or dunun duygu ve düþünceleri üzerinde ümitsizlik yaratacak açýk tartýþma lardan vazgeçilmesini Meclis'ten özellikle rica ettim. Bu konuþmamdan sonra, muhaliflerin de sözlerini dinledim. Muhaliflerden biri, düþünce ve ricalarýmý, emir veriyorum þeklinde yorumladý. Diðer biri, Meclis'in duy gularýndaki temizlikten þüphe ettiðimi ileri sürdü. Bir baþkasý uygulama ýmkaný olmayan bir þey yapýlamaz; orduyu bozguna uðratýrsýn efendim, dedi. |