1'ÝNCÝ ORDU KOMUTANI ALÝ ÝHSAN PAÞA'NIN YARATTIÐI DURUM |
| Burada, sýrasý gelmiþken bir noktayý belirtmeliyim.
Ordularýmýzdan birinin, 2' nci Ordu'nun komutaný bugün Askerî Þûra
üyelerinden olan Þ e v k i P a þ a Hazretleri idi. 1' inci Ordumuzun
komutasýný Malta'dan gelmiþ olan Ý h s a n P a þ a 'ya vermiþtik.
Ý h s a n P a þ a 'nýn, kendisini Divan-ý Harbe kadar götüren yersiz
ve davranýþlarýndan dolayý, ordu komutanlýðýndan uzaklaþtýrýlmasý
gerekti. Gerçekten, A l i Ý h s a n P a þ a; ordunun disiplinini ve
genel yönetimini bir çýkmaza sokacak þekilde hareket etti. Örnek olarak,
ordusundaki ast komutanlarda, üst komutanlara karþý itaatsizlik edecek
durumlar yarattý.
Söz geliþi, ambarlarýnýn mevcudunu günlerce haber vermeyerek ve haber verdirmeyerek genel yiyecek sýkýntýsýnýn çekildiði bir sýrada, ansýzýn ambarlarýnýn boþaldýðýný ve açlýk tehlikesi bulunduðunu bildirdi. Ast komutanlarý, üstlerine karþý itaatsizliðe ve görevlerini yapmamaya kýþkýrtma ve bu davranýþlarý destekleme gibi tutumlarý yanýnda, ordunun emirlere uyma ve görev duygusuyla oynayacak kadar entrikacý bir yaratýlýþta olduðu kanaatini de uyandýrdý. A l i Ý h s a n P a þ a 'nýn bilinen, kendisine has özelliklerinden baþlýcalarý þunlardý : En küçük birliklere kadar bütün ordusuna, önemli önemsiz her iþin ve her kararýn ancak kendisi tarafýndan verileceðini telkin ederek bütün ordusunda yalnýz kendisinin kudret sahibi olduðunu zannettirmek. Büyüklerinden daha üstün olduðunu herkese ispatlamak düþüncesine kapýlmak. Gerek resmî iþ gerek özel davranýþ bakýmýndan büyüklerinin itibarlarýný düþürmeye çalýþmak. Savaþ açýsýndan tedbirde yerindelik ve sinirde saðlamlýk yönleriyle kendisini deneme fýrsatý bulunmamýþ olmakla birlikte, bu hususta anlaþýlan karakteri þuydu : Herhangi bir baþarýsýzlýðý mutlaka astýna veya üstüne yükleme yolunu her zaman düþünmesi. Ý h s a n P a þ a, yumuþak ve nazik davranýþlardan çok, sert ve resmi davranýþla iþ yaptýrmayý gerekli bulur. A l i Ý h s a n P a þ a 'nýn huyu ve ahlâký konusunda, kendisinin kurmay baþkaný iken çekilmek zorunda kalan Yarbay H â l i t B e y'in (Sonradan Kastamonu Milletvekili olmuþtur) Batý Cephesi Komutanlýðý'na verdiði 20 Ocak 1922 tarihli resmî bir raporunun bazý bölümlerini olduðu gibi bilginize sunacaðým. H â l i t B e y, Birinci Dünya Savaþý'nda, Irak'ta da A l i Ý h s a n P a þ a ile birlikte bulunmuþtu. Sözünü ettiðim raporda þu cümleler vardýr : " . .. . .... . . . . .... .... .... .... .. . ..... .... .. . ...... .. ................ . . . .... . ..... . . . . . . .. . . . ..... Komutaným A l i Ý h s a n P a þ a 'nýn geldiði günden beri ast komutanlarýn haysiyetini ve görev yapma isteðini kýracak davranýþlar içinde bulunmasý ve yapýlan yazýþmalardan anlaþýlmýþ olacaðý üzere Cephe Komutanlýðý'na karþý astlara hissettirecek derecede yakýþýksýz bir haberleþme kapýsý açmasý, benlik kokusu hissedilen düþünce yarýþýna giriþmesi, dünyanýn deðer verdiði ve saygý duyduðu cephe karargâhýnýn nüfuzunu azaltmak istediðini anlatýr bir davranýþ tarzýný benimsemiþ olmasý, beni ciddî olarak düþündürdü ve üzdü. Davranýþlarýný elimden geldiði kadar deðiþtirmeye çalýþtým. Fakat yine büyük bir fark göremedim. . .... . .. .... ....... .. ........ .......... .. . .. ....... .......... .... . ............ ....... . .... Aklýnda yer etmiþ bencillik hastalýðý, ün yapma hýrsý, aþýrý kýskançlýk ve sonsuz bir bencilliýðin etkisiyle baþ olmak istediði, davranýþlarýndan ve ast komutanlar yaninda söyledigi biribirine düþürücü sözlerden anlaþýlýyordu. 11' nci Tûmen Komutaný istifamý iþittikten sonra, bana gizli bir konuþmada : A I i Ý h s a n P a þ a ' nýn Malta'da iken kurtulmasý için F e r i t P a þ a ' ya mektuplar yazdýðýný ve Ýngiliz mandasýný kabul etmek için kendi karþýsýnda saatlerce açýktan açýða konuþmalar ve tartýþmalar yaptýðýný söyledi. A l i Ý h s a n P a þ a 'nýn davranýþlarýna bakarak, bu sözleri dikkat çekici buldum.." Astlardan gelen bazý evraký cepheye, cepheden geleni astlara olduðu gibi göndererek karþýlýklý güven duygularmý sarsma þeklindeki davranýþlan da ayrýca dikkati çekmektedir. Söz geliþi : Þeyhelvan daðýnýn düþman eline geçiþi ile ilgili yazýþmalarýn olduðu gibi 2 nci Kolordu'ya, 5 inci Kolordu'dan yazýlan bazý raporlarýn da aynen cepheye yazýlmasý gibi. Buna raðmen, söz konusu olayýn sorumluluðunu 5' inci Kolordu Komutaný'na yüklemesi ve kendisinden cepheye þikâyette bulunmasý âmirlik niteliði ile baðdaþtýrýlamaz, Tevhid-i Efkâr gazetesinde yayýnlattýðý hâtýralarý arasýnda, Ateþkes Anlaþmasý tarihinden bir gün önce, Musul güneyinde, Þarkat'ta esir olan Dicle Grubu nun esirlik sebebini yalnýz o zaman grup komutaný olan (Þimdi Doðu Cephesi nde Tümen Komutaný imiþ) Yarbay Ý s m a i l H a k k ý B e y ' in üzerine atmasý da bu karakterinin delilidir. Dicle Grubu 7, 9, 43, 18 ve 22 nci Alaylarla Avcý Alayýndan oluþmuþtur. Bunlardan baþka ayrýca 5' inci Tümen'den 13 ve 14' üncû Alaylar da parça parça esir verildi. Ateþkes Anlaþmasý'ndan bir gün önce 13.000 kiþinin esir verilmesi, 50 kadar topun kaybý, gerçekte kendisinin þartlara ve duruma uygun olmayarak verdiði bir emir yüzündendir. Ýþte bu durum Musul ilinin kaybedilmesine yol açtý, Halbuki, ateþkes anlaþmasý yapýlacaðý belliydi. Gruba, Keyare mevziine çekilmek için direktif verilseydi, Ýngilizler gruba tesir etmek þöyle dursun yenemezlerdi bile. Bu gruba 5' inci Tûmen de katýlabilirdi. Ateþkes anlaþmasý yapýldýðý zaman, esir olan sekiz piyade alayý elde bulunur ve Musul da bizde kalýrdý, Fakat sefil bir düþünce mantýða galebe çaImýþtýr. Hâtýralarýnda, Dicle boyundaki bütün baþan ve T o w n s h e n d ' in esir alýnmasý þerefi, kendisine mâledilmiþtir.... , Her baþarýyý kendisine aitmiþ gibi gösteren yayýnlar yaptýrmaktan maksadý, kamuoyunu aldatarak þöhret ve mevki kazanmaktýr. Ünlü adamlarm hâtýralarýný yayýnlamak, millette övünme duygularýný canlý tutar ve gereklidir de, ancak, tarihin sorumlu tutacaðý kimselerin hareketlerini övünülecek þeyler arasýnda saymak tarihi lekeler ve gelecek nesilleri yanlýþ düþüncelere sürükler. General M a r s h a l I 'ýn : Yanzý ölene kadar Musul'u terk ediniz; aksi halde savaþ esirisiniz, emri aldýðý zaman o büyüklük taslayan Paþa Hazretleri Sincar çölünü geçerek Nusaybin'egitmek için G e n e r a l M a r s h a l l'dan resmi bir yazý ile kendisini koruyacak iki zýrhlý otomobil istedi ve bunlarýn koruyuculuðunda A þ i r B e y ' le (þimdiki Milli Savunma Bakaný Müsteþar Yardýmcýsý A þ i r P a þ a ' dýr) beni Musul'da býrakarak Nusaybin'e gitti. Aþiretler arasýnda hükümetin manevi otoritesini de kýrdý. Bu durumu görenlerin vicdaný sýzladý. Zaho yoluyla, koruyucusuz gidebilirdi veya süvari alarak çölden geçebilirdi. Halep'te Ýngiliz generalinden þahsý için özel tren istedi ve yolda hakarete uðramamasý için muhafýz bulundurulmasýný istemeyi de unutmadý. Gerektiðinde hayatýnýn ve rahatýnýn korunmasý için milli þerefi unutan paþa Hazretleri'nin ahlâkýna örnek olmak üzere yukandaki olaylarý dile getirdim..... Eski komutanýma hoþ görünmedim.Çünkü hýrsýna hizmet etmedim ve dalkavukluðunu yapmadým." Millete, Millî Ordu'yukuran ve millete zaferler kazandýranbüyük komutanlar gibiasil ruhlu, iyi niyetli kýlavuzlar, komutanlar gerekir. Orduda birlik ve uyumun bozulmasýna, görev aþkýnýn zayýflamasýna çalýþanlar, dâhi de olsalar zararlý birer þahsiyettirIer. Ben, çekilen emekleri bildiðim, giriþilen kutsal mücadelede baþarýya ulaþmayý istediðim için, kötû niyetli olmadýðýma ve çýkar gözetmediðime namusum ve mukaddesatým üzerine yemin ederek bunlarý anlatmaya cür'et ettim. Ýran'da, Kafkas a'da uzun süre yaverliðini yapan (þimdi Birinci Ordu harekat þube müdürü)Binbaþý C e m i l B e y son günlerde bana :" Ýyi ki A l i Ý h s a n P a þ a , Millî Mücadele'nin baþlangýcýnda Anadolu'da bulunmadý. Malta'da bulunduðu iyi oldu. Aksi halde, hiç þüphe yok ki, aykýrý bir yol tutardý dedi. Paþa'nýn nasýl bir insan olduðunu çok iyi bilen C e m i l B e y , pek doðru söylemiþtir... Ulu Tanrý'dan kýþ uykusuna yatmýþ yýlana güneþ göstermesin dileðinde bulunurum. Efendiler, A l i Ý h s a n P a þ a, Meclis'teki muhalifler grup ileri gelenleri ile de temas ve haberleþmelerde bulunuyordu. Kendisinin komutanlýðýna son verilerek, hakkýnda kanunî iþleme devam edilmek üzere Millî Savunma Bakanlýðý emrine verilmesini onayladýðým. 18 Haziran 1922 gününün ertesinde, yani 19 Haziran tarihinde, o zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi Ýkinci Baþkaný bulunan R a u f B e y'den, makina baþýnda, Ý h s a n P a þ a ile ilgisini gösterir bir þifreli telgraf almýþtým. Yeri gelince bu telgrafý da bilginize sunmuþtum. O günlerde Adapazarý, Ýzmit taraflarýnda gezide bulunuyordum. R a u f B e y telgrafýnda diyordu ki : 1' inci Ordu Komutaný A l i Ý h s a n P a þ a' nýn görevden alýnarak Divan-ý Harbe verilmek üzere Konya'ya gönderildiðine dair Meclis çevrelerinde dedikodulara yol açan bir söylenti vardýr. Efendiler, bir komutanýn görevden alýnmasý, göreve tayini veya askerî mahkemeye verilmesi iþleminin üzerinden bir gün bile geçmeden, Meclis'çe dedikodu olabilecek bir söylenti haline gelmesi ve Meclis Ýkinci Baþkaný'nýn bu olayla, benden açýklama isteyecek kadar yakýndan ilgilenmesi dikkat çekici deðil midir? R a u f B e y'e tarafýndan gereken cevap verildi.1' inci Ordu Komutanlýðý bir süre vekâletle idare edildi. Fakat birinin asil olarak tayini gerekiyordu. Moskova Sefirliði'nden dönmüþ olan F u a t P a þ a'nýn 1' inci Ordu Komutanlýðý'ný kabul edip etmeyeceði konusunda düþüncesini almak istedim. Anladým ki, cephe komutanlýðý yapmýþ olduðundan, cephe komutanýnýn emrine girmek istemiyor. Millî Savunma Bakaný bulunan K â z ý m P a þ a vasýtasýyla 1' inci Ordu Komutanlýðý'ný, R e f e t P a þ a'ya teklif ettirdim. Kabul etmemiþ. Nihayet, o tarihlerde kayýtsýz þartsýz cephe emrine girerek görev yapacaðýný söyleyen ve açýkta bulunan N u r e t t i n P a þ a 'yý 1' inci Ordu Komutanlýðý'na getirdik. |