MÝLLET VE TARÝH ÜNVAN VERMEKTE O KADAR CÖMERT DEÐÝLDÝR

Hal tercümesi broþürünün kapaðýndaki "gazi" ünvanýnýn kullanýlmasýna gelince, bu ünvaný, Nurettin Paþa'ya (A.S.) harfleri verebilir. Fakat, gerçek ve kanun bununla yalnýz ve sadece alay eder. Gerçi savaþa "ya þehit ya da gazi olmak için" gidilir. Genel olarak, kahramanlýk meydanýnda ölenlerin hepsine þehit derlerse de, sað kalanlarýn hepsine gazi ünvaný verilmez. Bu ünvaný ancak kanun verir. Medenî bir milletin yüksek çýkarlarý uðruna yapmaya mecbur olduðu harpler, Arap aþiretlerinin dolayýsýyla biribirine karþý açtýklarý gazve (203) deðildir. Öyle bile olsa, bu savaþtan sað salim çýkanlara belki yalnýz anaIarý babalarý takdir için "benim gazi oðlum!" diyerek övünürler. Fakat millet ve tarih ünvan vermekte o kadar cömert deðildir.

Hal tercümesinin son sayfasýndan da bir cümle alarak bu hikâyeye son verelim: Nurettin Paþa "Irak cephesinde iken yerli halk tarafýndan kendisine verilmiþ bulunan, Peygamber Hazretlerinin Kerbelâ'da yatan torunu Ýmam Hüseyin Hazretleri 'nin mübarek kýlýcýný taþýmakla þeref duymaktadýr."

Efendiler, bu ne lâftýr!

Kerbelâ, Peygamber'in torunu, imam, mübarek kýlýç, þeref duymak gibi, cahil takýmýnýn hoþuna gidecek lâflarla milleti kandýrma politikasýný benimseyenler, artýk insaf etsinler!.. Millet de dikkat ve uyanýklýðýný artýrsýn !. .

Efendiler, tek baþlarýna hareket ederek baþarý elde edemeyecelclerini anlayan bazý kimseler de ikiyüzlü davranýþlarla içimize girme yolunu bulabilmiþlerdir. Bunlarýn içyüzü Ýkinci Meclis toplanýp göreve baþladýktan sonra görülecektir.